Erkek Fatma Kimdir?

Erkek Fatma Kimdir

Erkek Fatma Kimdir

Erkek Fatma — Fate Mêr
Önde gelen Kürt kadınları arasında en tanınanlarından biri olup; cesaretiyle, yiğitliğiyle, otoritesiyle ve duruşu ile birçok dergi ve gazeteye konu olmuş, herkes tarafından övgüyle methedilmiştir. Kürt kadın tarihinde önemli bir yer tutan Fata Reş Xanim(Bazı Kürt bölgelerinde Fata Nêr – Erkek Fatma olarak bilinir) Toroslarda bulunan Revandiz’de yaşayan Maraşlı aşiret reisi olup, l9. Yüzyıl ortalarında Kırım Savaşı dolayısıyla 300 süvarinin başında İstanbul’a gidip Sarayla görüşmeler yapmış ve Ruslara karşı savaşmaya hazır olduklarını belirtmiştir.

Ortaya koyduğu cesareti ve kahramanlığından dolayı 1853-1856 yılları arasında katıldığı Osmanlı – Rus savaşlarından dolayı “Kürd Mücahidi” olarak meşhur olmuş İslam ordusu saflarında Rus yayılmacılığına ve emperyalizmine karşı direniş göstermiş ve Din’ü devlet için birçok er kişiden daha yiğitçe davranmıştır. Bu tavrı ve çıkışı onun halk arasında sevilmesine ve destanlaşmasına sebep olmuştur. Bu yazının devamını oku

Seyyid Hasan Nasrallah Kimdir Hayatı?

Seyyid Hasan Nasrallah Kimdir Hayatı

Seyyid Hasan Nasrallah Kimdir Hayatı

Adi: Hassan Nasrallah.

Babasi Abdul Karim.

Tarih ve yeri 31 Agustos 1960 el-Bazroieh

Medeni hali Fatima Mustafa Yasin ile evlidir.Sehid Muhammed Hadi, Mohammed Jawad, Zeinab, Muhammed Ali ve Muhammed Mehdi olmak üzere 5 cocuk babasidir.

Seyyid Hasan nasrallah ikamet Beyrut’un doguda yoksul mahallelerinden ”al Karantina” da ikamet etmekteydi.Buralar bircok seyden yoksun ve yoksul bölgelerdir.O 5 kizkardes ve 3 erkek kardesin en büyügüdür.Sin El-Feel mahallesinde özel “kifah” Okulu’nda, temel egitimi almis ve bu egitimi Yüksek derece ile bitirip Ortaokul egitiminide orada sürdürdümüstür.
Nisan 1975 yilinda Lübnan’daki patlak veren ic savasda, ailesi ile birlikte ,Albazouria’ya yerlesti ve bir müddet okula gidemedi daha sonra burada lise egitimine yeniden basladi. O Genc yasina ragmen Amal hareketinin Albazouria yerel resmi organizasyonuna atandi. Bu yazının devamını oku

80. Yılında Şeyh Said Ayaklanması ve Gerçekleri E-Kitap PDF

şeyh saidCihat-Kar

13 ubat 1925 günü Diyarbekir/Piran’da çıkan ve kısa bir
süre içerisinde tüm Sünni Zaza bölgesine yayılarak, TC
yönetimine karı kapsamlı bir direnie dönüen eyh Said
(1864-1925) öncülüğündeki Zaza hareketinin üzerinden 80
yıl geçti.

Bu uzun süre zarfında, Türkiye ve çeitli ülkelerde,
ayaklanmaya ilikin pek çok çalıma (kitap, broür,
makale, tez, vb.) yapılmı olmasına rağmen, ne yazık ki,
eyh Said hareketi henüz derli-toplu olarak gerçekçi bir
biçimde ortaya konulamamıtır. Kukusuz bunun balıca
nedeni; ayaklanmanın amacı, kapsamı, öncüleri ve
katılımcıları hakkındaki önyargılı tutumdur.

Doğu Anadolu’nun etnik ve inanç yapısı irdelenmeden,
yıllarca, adeta önyargılı yaklaımlarla, o yöreye dair
kültürel, dilsel, toplumsal veya siyasal konulara ilikin
yapılan analizler, objektiflikten uzak kalmıtır. Đte eyh
Said’in öncülük ettiği ayaklanma ile ilgili değerlendirmeler
de bunlardan biridir Bu yazının devamını oku

Şeyh Şamil – İmam Şamil Kimdir.? Hayatı.?

İmam Şamil 1797 yılında Dağıstan’ın Gimri köyünde dünyaya geldi. Babası bölgenin yerli halklarından Avar Türklerine mensup Dengau Muhammed’dir. 15 yaşında iken at binerek kılıç kuşandı. 20 yaşına geldiğinde iki metreyi aşan boyu ile atlama, ateş etme, güreş, koşu, kılıç gibi spor dallarında üstün yetenek sahibi olmuştu.

Öğrenimine bilgin Said Harekani’nin yanında başladı. Daha sonra kayınpederi olan Nakşibendi Şeyhi Cemaleddin Gazi Kumuki’nin öğrencisi oldu. Kendinden önce İmamet makamında bulunan Gazi Muhammed ve Hamzat Beg’in müşavirliğini yaptı. Son derece sade ve kanaatkar bir hayatı vardı.

İmam Şamil, muhtelif zamanlarda beş defa evlenmiş ve bu izdivaçların bazıları dini ve siyasi sebeplerle olmuştu. Şamil’in Fatimat, Cevheret, Zahidet, Emine ve Şovanat ismindeki zevcelerinden Ahmed Cemaleddin, Muhammed Gazi, Muhammed Said, Muhammed Şefi, Cemaleddin ve Muhammed Kamil isimli altı oğlu ile Fatimat, Nafisat, Necabat, Bahu-Mesedu ve Safiyat isimli beş kızı oldu.

Şamil, İmam yani devlet başkanı seçildikten sonra ilk iş olarak iç işlerini ele aldı. Ruslara karşı daha etkili savaşmak için lüzumlu idari ve askeri teşkilatları yeni esaslara göre tanzim etti. Bir taraftan askeri tedbirler alıp düşmana karşı savunma savaşları verirken, diğer taraftan da muntazam adli ve idari sivil bir devlet mekanizması geliştirmiş, medreselerde eğitime önem verdirmiş, fikir ve sanat alanında da büyük adımlar atılmasını sağlamıştır. Döneminde tophaneler, baruthaneler, silahhaneler yapılmış, muntazam birlikler halinde askeri teşkilat kurulmuştur. Bu yazının devamını oku

Erbakan : İŞBİRLİKÇİLER ve AKP nin EKONOMiK YIKIMI

Es-selamu Aleyküm
İstanbullu kardeşlerim olarak hepinizi muhabbetle selamlıyorum, sevgiyle kucaklayıp, bağrıma basıyorum. Sözlerime başlarken bu konferansı tertipleyen ESAM’ın kıymetli yönetici ve mensuplarına huzurlarınızda teşekkürlerimi sunuyorum. Bu akşamki konferansımıza teşrif etmiş İstanbullu kardeşlerim olarak, İstanbul’un bu en büyük salonunu doldurarak gösterdiğiniz şu muhteşem heyecanınızı içimde duyarak hepinizi ayrı ayrı bir kere daha selamlayarak teşekkürlerimi sunuyorum. Salonumuza teşrif etmiş hanım kardeşlerimize hassaten teşekkürlerimi sunuyorum ve bilhassa TV5’e huzurlarınızda ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Televizyonları başında bizi takip eden milletimizi de kucaklayıp bağrıma basıyorum. Allah hepinizden razı olsun.
Çok aziz ve muhterem kardeşlerim, bu tarihi konferansımıza başlarken, sözlerime dört tane dua ile başlıyorum.
Birinci duam bu konferansımızın, aziz milletimizin ve bütün insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. İkinci duam; böyle tarihi bir dönüm noktasında bizleri dinleyen bütün kardeşlerimizin, bu milletin inanan insanlarının hepsinin üzerlerine düşen görevlerini yüz akıyla yapmalarını ve bu günlerde yapılacak seçim çalışmalarının hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Üçüncü duam 22 Temmuz’un Saadet Partisi’nin, Milli Görüş’ün en büyük zaferiyle sonuçlanmasını, böylece milletimizin, vatanımızın bütünlüğünün korunmasını, Saadet dünyasına ulaşmamızı, Yeni Bir Dünyanın kurulmasına 22 Temmuz’un bir başlangıç günü olmasını, bir bayram günü olmasını niyaz ediyorum. Ve yine Cenab-ı Hakk’a niyaz ediyorum ki, bizleri dinleyen kardeşlerimize ve 75 milyon vatan evladının hepsine Cenab-ı Allah, Hakk’ı Hakk olarak bilmek, batılı batıl olarak bilmek, Hakk’ı tutmak ve batılı kaçırmak, batılı önlemek nasip buyursun inşaallah.
Çok aziz ve muhterem kardeşlerim, sözlerime başlarken önce çok değerli takdimci kardeşimizin ifade buyurduğu gibi, 22 Temmuz seçimleri münasebetiyle neden dört tane tarihi konferans düzenlemeye karar verdik, bunu kısaca açıklamak istiyorum. Bunun gereği, 22 Temmuz seçimlerinin öneminden ileri geliyor. Hepinizin takdir buyurduğu gibi 22 Temmuz seçimleri rast gele seçimlerden bir tanesi değildir. Bizi daha iyi mi, daha kötü mü idare edecek bir yönetimi seçmek değildir. Var mı olacağız, yok mu olacağız, buna karar verme seçimidir. Bu sebepten dolayıdır ki 22 Temmuz seçimleri diğer seçimlerle kıyaslanmayacak kadar önemlidir. Bu yazının devamını oku

Muhammed Salih Pirani : Şeyh Said İSTİKLAL MAHKEMELERİ

 

İSTİKLAL MAHKEMELERİ


İsyancıları
 yargılamak üzere kurulan İstiklal Mahkemeleri, korkunun kılıcı gibi işliyordu.
İcraatından anlaşıldığı kadarıyla mahkemeler, yalnız kendilerini meydana getiren güce karşı sorumluydu. “Gücü” memnun etmek koşuluyla, kendi işleyiş kurallarını kendileri belirliyorlardı.
Bu mahkemelerin hukuk bilmeyen, ama saldığı korkuyla ünlenen “yargıç”larından Kılıç Ali, anılarında, “mahkemeler kurulurken, terör mahkemeleri adını vermeyi düşündük. Fakat sonra İstiklal Mahkemeleri ismi uygun bulundu.” diye yazıyordu.
Mahkemelerin kuruluş amacı, “Türk adaletinin şaşmazlığını”  ve çelik yumruğunu kanıtlamaktı.
O nedenle, “isyan” gerekçesiyle yaratılıp sistemin tüm muhaliflerine gözdağı verecek biçimde, mahkemeler ağı meydana getirilmişti. Şehirlerde, ana gövdesi varsa, kasabalarda da mahkemelerin kolları iş başındaydı.
İstiklal Mahkemeleri’nin hüküm sürüp, aralıksız “karar ürettiği” dönemin Fransız elçisi, Paris’e gönderdiği bir raporunda, sabahları uyandığında, Ankara’nın bitpazarı meydanında salkım salkım asılmış insan manzaralarıyla karşılaşıldığını belirtiyordu.
Fransız ihtilalinden sonra başlatılan “terör dönemi”nden esinlenme ve onun bir tekrarıydı. TC’de yürürlüğe konan korku rejimi. Lord Kinross’un Atatürk kitabında vurguladığı gibi basın, korku düzenini, faşizmin temel ilkeleri “kanun”, “düzen”,”birlik” ve “hepsinden önemlisi kuvvet”le açıklıyordu. Bu yazının devamını oku

Muhammed Salih Pirani : Şeyh Said TOPLU İDAM KARARI

TOPLU İDAM KARARI 

Diyarbakır’daki Şark İstiklal Mahkemesi acelesi varmış gibi hızlı çalışıyor, “elindeki işi” biran önce bitirmek üzere toplu idam kararları üretiyordu.
Seyid Abdulkadir, hiçbir eyleme katılmamış oğlu olaylara karışmamıştı. Onlarla birlikte ipe çekilenlerden bazıları, son ana kadar bir Kürt isyanının patladığından bile haberli değildi. Fakat ayrıntıya inmeye zaman yoktu. Gerekenin yapılması için “teslim edilen” insanlar hakkında hemencecik karar biçiliyordu.
İlk temizlikten sonra, sıradakiler Şeyh Said ve arkadaşlarıydı. Zamana durduran hız, yine görev başındaydı. İdamına karar verilen 47 kişi hakkındaki araştırma, soruşturma, kanıtların aranıp bulunması iddianamenin hazırlanıp okunması, sorgulama ve savunmalarla, idam edilmesi, topu topu bir aylık bir zamana sıkıştırılıp tamamlanmıştı.