Ebu Ali Farmedi Hz. (ks) Kimdir ? Hayatı ?

Şah-ı Nakşibendi

Şah-ı Nakşibendi

Mevlana Hace Ebu Ali Farmedi K.s
Altın silsilenin sekizinci halkasını oluşturan Ebû Ali Farmedi, tasavvuf tarihimizin yıldız şahsiyetlerinden Ebû’l-Kasım Kuşeyri’nin talebesi, İmam Gazzali’nin şeyhi ve üstadı.

Ebû Ali Farmedi, Horasan’ın Tuş şehri yakınındaki Farmez’den. Asıl adı Fazi bin Muhammed, künyesi Ebû Ali. Türkçe kaynaklarda memleketi Farmez’e nisbetle Farmedi diye anılır. 407/1016 yılında doğdu. Ebû Abdullah Şirazî, Ebû Mansur Bağdadi ve Ebû’l-Hasan el-Müzekki gibi alimlerden okudu. Gençlik yıllarında Nişabur’da Ebû Said Ebû’l-Hayr’ın ders halkasına katıldı. Nefehatü’l-üns müellifi Cami’nin verdiği bilgilere göre, Ebû Said Ebû’l-Hayr, Nişabur’da bulunduğu sürece Farmedi, onun zikir ve ders halkasından ayrılmadı. Ebû Said’in Nişabur’dan ayılmasından sonra da Ebû’l-Kasım Kuşeyri’nin derslerine devam etmeye başladı.

Kuşeyri onu tefsir ve hadis gibi dini ilimlerde yetiştiriyor, vaaz ve irşad konusunda eğitiyordu. Ebû Said Ebû’l-Hayr’ın gönlünde tutuşturduğu tasavvuf ve aşk ateşiyle zaman zaman garip haller yaşayan Ebû Ali Farmedi’yi Kuşeyri, devamlı surette ilme teşvik ediyordu. İlimde derinlik, marifette rüsuh kesbeden Ebû Ali, birgün şahidi olduğu muazzam bir tecelli ile sarsıldı. İlimle meşguldü, elindeki kalemi hokkaya batırarak yazı yazıyordu. Kalemi hokkaya bir daldırdı ki, ne görsün kalemin ucu bembeyaz, oysa hokka mürekkeple dolu. Kalemi tekrar tekrar hokkaya sokup çıkardı, fakat nafile, değişen bir şey olmadı. Bu yazının devamını oku

Bayezid-i Bistami Hz. (ks) kimdir ? Hayatı ?

Bayezid-i Bistami Hz. (ks)

İlk dönemin zahid sufilerinden biri de Ebu Yezid Tayfur b. İsa-i Bistami’dir (ks). Bayezid’in dedesi önceleri Mecusi idi; sonra Müslüman oldu. İsimleri Adem, Tayfur ve Ali olan üç erkek kardeş idiler. Hepsi de zahid ve abid kimselerdi. Bayezid, bunların içinde manevi hali en yüksek olandı. Vefat tarihi hakkında 234 (848) ve 261 (875) olarak iki değişik rivayet vardır.

Umeyye-i Bistami babasından, Bayezid-i Bistami’nin şöyle dediğini nakleder: “Otuz sene mücahede ettim (nefsi terbiye yolunda amelle uğraştım); ilimden ve ilme uymaktan daha zor bir şey bulmadım. Eğer alimlerin farklı görüşleri olmasaydı, amelden kalır iyice yorulurdum. Alimlerin ihtilafı (farklı ictihadları) bizim için bir rahmettir; ancak tevhid konusunda değil.” Anlatıldığında göre Bayezid, vefat etmeden önce bütün Kur’an’ı ezberlemiştir.

Umeyye-i Bistami nakleder: Babamın şöyle dediğini işittim: Bayezid bir gün bana, “Kalk, beraberce gidip şu kendini veli olarak tanıtan falanca zatı ziyaret edelim” dedi. Bahsettiği zat da zühdü ile meşhur biriydi. Kalktık beraberce ona gittik. Adam evinden çıktı, mescide girdi, zemini toprak olan mescide kıble tarafına doğru tükürdü. Bunu gören Bayezid, adama selam bile vermeden hemen geri döndü ve, “Bu adam Hz. Peygamber’in (sas) öğrettiği edeplerden birinde bile kendisine güvenilmezken iddia ettiği gibi manevi hallerde kendisine nasıl güvenilir?” dedi. Bu yazının devamını oku