Şeyh Said İngiliz Ajanımıydı.? Atatürkmü Ajandı.? Mason Atatürk.!

İngiltere Faktörü ve Musul’un Kaybı
Şeyh Said isyanında “İngiliz parmağı” hep konuşulur. İnkılap Tarihi kitaplarında da sık tekrarlanan ve çok da inanılan bir temadır. Ancak doğru mudur?
Bu soruya “evet” cevabı vermek zor. Uğur Mumcu’nun Kürt-İslam Ayaklanması adlı kitabında ortaya koyduğu bilgiler, İngiltere’nin isyanı izlediğini, bazı isyancıların İngiliz yetkililerle temas kurduğunu, ancak Britanya hükümetinden somut bir yardım alamadıklarını göstermektedir.
Dr. Yaşar Kalafat da, Şeyh Said isyanı hakkındaki kitabında “bu konuda çeşitli iddialar ortaya atılmışsa da İngiltere’nin isyandaki yeri hakkında belgelere dayalı kesin bilgiler ortaya konulamamaktadır” der.

İngiltere’nin Şeyh Said ve yandaşlarına destek verdiği iddiasının tek somut dayanağı, isyanın ilk günlerinde İngiliz silah fabrikalarından Şeyh Sait’e gelen silah kataloglarıdır. Mete Tunçay bunun bir silah ticareti olduğu ve İngiliz silah şirketlerinin de hükümetin onayıyla hareket etmedikleri kanısındadır ve “bu harekete İngiliz kıştırtmalarının yol açtığı, savı inanılması güç
görünüyor” yorumunu yapar.
Bu yazının devamını oku

Atatürk olmasaydı, gavur mu olurduk? Atatürk Gerçeği

 

Bu yazının devamını oku

Taliban Kimdir.? Taliban Nedir.? Video ve Fotoğraflarla Taliban

Afganistanlı Müslümanlar, on yıl süren bir kurtuluş savaşından sonra işgalci güç durumundaki Sovyetler Birliği’ni ülkelerinden çıkardılar. 1988 yılında neticelenen bu başarı, umut edilen sonucu sağlamadı. Afganistan’ın liderliğini ele geçirmek amacıyla tarafların müdahil olduğu kanlı bir iç savaş,ülkeyi pençesine aldı. Savaşan tarafların birbirlerine üstünlük sağlayamaması ve başka dış siyasi sebeplerin de etkisi sonucu bu iç savaş, ülkeyi işgal döneminden çok daha kötü bir duruma getirdi. 63.000 insanın öldüğü bir güvensizlik durumu ortaya çıktı. Komutanların, sorumsuzca icraatları, birçok zulüm ve haksızlığı beraberinde getirdi. Halkın fakirlik ve perişanlığına rağmen lüks ve refah içinde yaşayan bu savaş lordları, haksız yargılama, gasp ve kız kaçırma gibi pek çok cürüme imza attılar.

Bu yazının devamını oku

Şeyh Şamil – İmam Şamil Kimdir.? Hayatı.?

İmam Şamil 1797 yılında Dağıstan’ın Gimri köyünde dünyaya geldi. Babası bölgenin yerli halklarından Avar Türklerine mensup Dengau Muhammed’dir. 15 yaşında iken at binerek kılıç kuşandı. 20 yaşına geldiğinde iki metreyi aşan boyu ile atlama, ateş etme, güreş, koşu, kılıç gibi spor dallarında üstün yetenek sahibi olmuştu.

Öğrenimine bilgin Said Harekani’nin yanında başladı. Daha sonra kayınpederi olan Nakşibendi Şeyhi Cemaleddin Gazi Kumuki’nin öğrencisi oldu. Kendinden önce İmamet makamında bulunan Gazi Muhammed ve Hamzat Beg’in müşavirliğini yaptı. Son derece sade ve kanaatkar bir hayatı vardı.

İmam Şamil, muhtelif zamanlarda beş defa evlenmiş ve bu izdivaçların bazıları dini ve siyasi sebeplerle olmuştu. Şamil’in Fatimat, Cevheret, Zahidet, Emine ve Şovanat ismindeki zevcelerinden Ahmed Cemaleddin, Muhammed Gazi, Muhammed Said, Muhammed Şefi, Cemaleddin ve Muhammed Kamil isimli altı oğlu ile Fatimat, Nafisat, Necabat, Bahu-Mesedu ve Safiyat isimli beş kızı oldu.

Şamil, İmam yani devlet başkanı seçildikten sonra ilk iş olarak iç işlerini ele aldı. Ruslara karşı daha etkili savaşmak için lüzumlu idari ve askeri teşkilatları yeni esaslara göre tanzim etti. Bir taraftan askeri tedbirler alıp düşmana karşı savunma savaşları verirken, diğer taraftan da muntazam adli ve idari sivil bir devlet mekanizması geliştirmiş, medreselerde eğitime önem verdirmiş, fikir ve sanat alanında da büyük adımlar atılmasını sağlamıştır. Döneminde tophaneler, baruthaneler, silahhaneler yapılmış, muntazam birlikler halinde askeri teşkilat kurulmuştur. Bu yazının devamını oku

Gavs-ı Sani ŞEYH SEYYİD ABDULBAKİ HZ GAVSİ SANİ (ks)HAYATI

ŞEYH SEYYİD ABDULBAKİ HZ GAVSİ SANİ (ks)HAYATI

 

Bilvanis, Siyanüs, Taruni, Havil, Dilibey, Nurşin, Kasrik ve Gadir köylerinden soluklayarak Menzil’i mekan edinen Gavs Hz.leri ve oğulları (Seyda Hz.leri ve Seyyid Abdülbaki Hz.leri) kıyamete dek sürecek irşad faaliyeti sergilemektedirler. Peygamber soyundan gelen bu aile, Şah-ı Nakşibendi (k.s.)’ın Kasr-ı Arifan’da başlattığı irşadın ikincisini her türlü çileye rağmen, devam ettirmektedirler. Bu yüzden Menzil’e Seyda Hz.leri (k.s.) ikinci Buhara demiştir. Gerek Gavs Hz.leri, gerek Seyda Hz.leri ve gerekse Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu yerlerde Allah’ın rızasını kazanmaktan başka gayeleri olmamıştır. Rıza-ı Bari hayatlarının parçası olmuş ve bu uğurda diyar diyar gezmişler ve bu uzun yürüyüşten sonra , Menzil en son durakları olmuş. Böylece göç ve hicret hayatını yaşayarak Resulüllah’a mutabaat yaptılar.

Bu yürüyüşü önce Gavs Hz.leriyle köy köy gezerek başlamış Seyda Hz.leri döneminde kalabalıklara dönüşmüş ve Seyyid Abdülbaki Hz.lerin de ise zirveye ulaşmıştır. Bu irşad halkasının içinde Şeyh Abdurrahman-ı Tahi, Şeyh Fethullah, Şeyh Muhammed Diyauddin, Şeyh Ahmed-el Haznevi gibi sadatlar sıralanmış, mekan değiştirenlerin yerine Gavs Hz.leri, Seyda Hz.leri ve Seyyid Abdülbaki Hz.leri aynı heyecanla bu yolu bugüne dek taşıyarak onların yollarını takib etmişlerdir. Bu yazının devamını oku

Nakşiben Silsilesi – Silsile-i Sadat-ı Nakşibendiyye-i Menzil

 

Silsile-i Sadat-ı Nakşibendiyye-i Menzil Kolu

Hz. Muhammed (sas)

Hz. Ebubekr Sıddık (ra)

Selman-ı Farisi Hz. (ra)

Ebu Muhammed Kasım Hz. (ra)

İmam Cafer-i Sadık Hz. (ra) Bu yazının devamını oku

Tahiyyetu’l-Mescid Namazı & Nedir.? Nasıl Kılınır.? Nafile Namazlar


Mescide girildiğinde oturmadan önce kılınan iki rekât sünnettir. Bunun delili şu hadîstir:

Herhangibiriniz mescide girdiğinde iki rekât namaz kılmadan otur­masın.

Tahiyyetu’l-Mescid namazı, farz namaz veya herhangibir nafile na­maz kılmakla da eda edilmiş olur. Çünkü esas olan, mescide girildiğinde oturmadan önce namaz kılmaktır. Bu yazının devamını oku

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.